ANA SAYFA
züleyha abla kim?
Şaban Ayının Faziletleri
ŞABAN AYI İBADETLERİ
Berat Kandili
Berat kandilinde yapılması gereken ibadetler
Berat Kandili anlamı
BERAT KANDİLİNİN ÖNEMİ
KABEDEN CANLI YAYIN
KOMŞULUK HAKKI
BİLMEK
ZÜLEYHA ABLACIĞIM CENNETE GİREBİLMEK İÇİN DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER NELERDİR?
ALLAH' A GİTMEZSEN (Çok güzel bir yorum)
ZÜLEYHA ABLADAN ÖĞÜTLERİ
GERÇEK ÖZGÜRLÜK
Züleyha abladan öğütler
BEN ONU SEVMEYE MUHTAÇIM DE MEKLE NE DEMEK İSTEDİNİZ?
GÖRÜŞLERİNİZ İÇİN
SİTE HAKKINDA
CENNET
NAMAZ
=> YEŞİL ELBİSE
=> NAMAZ SEVGİSİ
=> Namazın Esrarı
=> NAMAZLA İLGİLİ SORULAR
=> BAYANLARIN NAMAZI
=> Namaz kılmayı öğreniyorum (Video)
=> teyemmüm
=> namazla ilgili önemli bilgiler
ABDEST
HAC
ORUÇ
ZEKAT
PEYGAMBERİMİZ
İLAHİ DİNLE
ESMAUL HUSNA
32 FARZ VE 54 FARZ
KURAN-I KERİM DİNLE
Tecvid dersleri
KURAN-I KERİM MEALİ
DUA VE SURELER
DİNİ HİKAYELER
40 hadis
İSLAM TARİHİ
KIYAMET GÜNÜ
VEDA HUTBESİ
HABERLER
GAZETELER
HAVA DURUMU
DOSYALAR
facebook
 

Namazın Esrarı

Namazın Esrarı

Namaz, Allah teâlâ'ya yalvarışın yeri ve hâlis sevginin madenidir. Esrarın meydanları namazda genişler ve ruhların ışıkları onda parıldar.

Namazın bir şekli bir de ruhu vardır ki, her bir şartını rüknünü yerine getirmekle ruhuna eriler. Mesela namazın şartlarından birisi olan abdestin her bir farzında, sünnetinde, edebinde namazın dosdoğru kılınmasına insanı hazırlayan bir sır ve işaret vardır.

Abdestle dış organları temizleyen ve günahlardan arındıran kul, namazda nefsini ma'siyetlerden tezkiye, kalbini de kin, nefret, haset... gibi manevi hastalıklardan tasfiye eder. Namazda vücudunu Kabe-i Muazzama'ya çevirdiği gibi, kalbini de bütün varlığıyla Allah'a yöneltir. Hangi namazı kıldığını ve kimin huzurunda bulunduğunu hatırlar.

Namazda "Allahü Ekber" diye tekbir alarak başlarken, "en büyük" vasfıyla Allah'ın büyüklükte eşsiz olduğunu, hiçbir mahlukun ibadetine olmadığını düşünür ve Allah'ın büyüklüğünü ve azametini de kalbinde hisseder.

Ellerini kulaklara kadar kaldırmak, kulun dünya işlerinin hepsini geriye atarak, dünyaya sırt çevirdiğine ve bütünüyle Allah'ın huzuruna vararak ilahi münacata yöneldiğine işarettir.

Tekbirden sonra kulun, efendisi önünde dikildiği gibi Allah'ın huzurunda durur. Ellerini bağlayarak gözlerini yere diker. Hiçbir uzvu kımıldamadan tam bir edeple "Sübhaneke" duasını okur. Tekbir Allah'ın huzuruna girmeye bu dua da Onunla konuşmaya başlamak olur.

Daha sonra şeytanlar, vesveseleriyle kalbi huzurdan ayırmaya, insanı şaşırtmaya çalıştıklarından; namaza girişin arkasından " Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım" diyerek gizli düşmanlar olan bu varlıkların şerrinden Allah'ın himayesine sığınır ve rahman ve rahim olan Allah'ın yüce ismiyle Fatiha suresini okumaya başlayarak Allah ile konuşmak şerefini kazanır. Artık kul, Allah ile mükâlemenin sonsuz lezzetini tadar. Bu süredeki mübarek duaların kabulü için "Amin" diyerek sözünü bitirir.

Biraz daha Kur'an okuduktan sonra onu yüce zatını saygıyla anıp tekbir getirerek rükûa varır. Rükûda kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayıp, bütün varlıkların kendisine muhtaç olarak sığındığı yüce rabbini "sübhane rabbiyel-azim" yani (yüce rabbimi tenzih ederim) diyerek azamet ve vakar duygusu ile üç defa tespih eder. Kul, bu hareketiyle "Rabbim! Günahkar vücudum senin huzurunda ve önünde eğilmiştir. Şüphesiz Sen ululuk sahibisin, Senin ululuğun önünde ben başımı eğiyorum." Demek ister.

sonra rükûdan doğrulur Rabbine hamdını sunar, tekrar tekbir alarak alnını yere koyar. Saygısı son haddine varınca üç defa "sübhane rabbiyel-ala" yani (en yüce olan rabbimi tenzih ederim) diyerek yüce rabbinin büyüklüğünü düşünerek arkası arkasına tespihlerle anar. Bunun arkasından, Rabbine, büyüklüğüne layık bir şekilde hakkıyla ibadet edemediğini itiraf ederek tekbirle başını secdeden kaldırır (Hüseyin Cisri Efendi, Risale-i Hamidiyye, s 115).

Fakat secdeden başını kaldırınca, secde halinde daha şerefli ve faziletli bir ibadet olmayacağını düşünerek bir kere daha secdeye varır ve secde etmekten kaçınan şeytana tabi olmayacağını kuvvetle ifade etmek ister. Kul bu secdeleriyle şöyle söylemiş olur. "Ey rabbim! Benim bu en değerli ve şerefli organlarım senin huzurunda, senin bana lütfedip merhamet etmen için yerlere kapanmıştır."

Artık başını secdeden kaldırarak ta'zimle oturur. Ettahiyyatü'yü okurken; bir taraftan ondaki engin manaları tefekkür eder, diğer taraftan Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- 'in miracından bir nasip almaya çalışır. Zira secdeden sonra teşehhüdde, enaniyyet perdelerinden kurtulmaya işaret olduğu gibi, Rabbani cezbelerle Hakkın cemalini görmeye vasıl olma işareti de vardır. (Ramazanoğlu Mahmut Sami, Bakara suresi tefsiri, 28)

Daha sonra , namazı ümmetine bir hibe olarak getiren Peygamber-i zişana selam okur. Selam verirken sağdaki ve soldaki meleklere de selam verdiğini hatırlar. Sağa, sola selam verişte iki dare selam vermeye işaret bulunduğu gibi, sağdan cennet nimetlerine, soldan da lezzet ve şehvetlere davet eden her cahil davetçiye selama işaret vardır. Şekilciler namazı edadan selamla çıkarlar. Hakikat ehli ise, selamla namazı devam ettirmeye girerler. Nitekim Allah Teala: Onlar namazlarına devam ederler. Buyurmaktadır. (Mearic, 23)

Kulun Allah karşısında acizliğini sunan ilk hareketi, ellerini bağlayarak saygıyla durmasıdır. Bu ilerleyerek Allah'ın huzurunda baş eğme (Rükû) şeklinde gelişir. Bu, daha da ilerleyerek onun huzurunda yere kapanmak, başını yere koymak, alnını yere yapıştırmak (secde) şeklini alır. Namazın tamamı işte bu saygı ve duygudan ibarettir. Namazın dış görünüşü içersindeki ruh budur. Bu yüzden de namaz, dünya ve ahiret saadetinin, huzurunun esasıdır.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: sanga, 28.11.2008, 20:37 (UTC):
slm bu hikaye çok etkileyiçi ekledeğiniz tşkler gercekten bende buunu okurken yeniden namaza başlamak istiyorum Allah razı olsun

Yorumu gönderen: muhammed E...., 30.11.2008, 12:05 (UTC):
esselemü aleyküm!derdi de,dermanı da veren ALLAH C.C.dür.Yeter ki biz ALLAH'a samimiyetle ininalım.Öyle bir zaman gelecek ki doktorlar;reçeteye abdest ve NAMAZ'la iyileşebileceğimizi yazacaklar.sözlü olarak söylemeye,televizyon ekranlarında başladılar bile.KUR'AN ve SÜNNET'i tam olarak yaşayabilirsek,birçok hastalıklardan korunuruz.Yüce ALLAH'ımız;hastalara şifa,dertlilere deva,borçlulara edalar(kolaylıklar)nasip eylesin.AMİİİN.....



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:


2008 den beri 111662 ziyaretçiburdaydı...
 
DUYURU
TÜM MÜSLÜMAN ALEMİNİN BERAAT KANDİLİ MÜBAREK OLSUN
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=